Güney Afrika Milli Parkları

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 23 Haziran 2010
Kruger Milli Parkı

Kruger Milli Parkı

Kruger Milli Parkı

Dünyanın en iyi vahşi yaşam alanlarından biri olan ruger Milli Parkı Güney Afrika’da bulunmaktadır. 18,989 km2’lik alan genişliğinde olan park dünyadaki en büyük milli parklardan biri olma özelliğini sahiptir. Safari düşkünleri için çok iyi bir mekan olarn Kruger parkında leopar, zürefa, fil, aslan, bizon ve gergedan gibi büyük beş lakabıyla bilinen hayvanlar yaşamaktadır.

Karoo Milli Parkı

Karoo Milli Parkı

Karoo Milli Parkı

Yarı çöl alanlardan oluşan milli parkta bir çok çöl hayvanlarıyla karşılaşmak mümkün bunların yanında KAroo Milli parkında siyah kartal, değişik kamlumbağa türleri ve bir çok kuş çeşidi bulunmaktadır.

Hluhluwe Umfolozi Parkı

Hluhluwe Umfolozi Parkı

Hluhluwe Umfolozi Parkı

KwaZulu Natal eyaletinde yer alan Hluhluwe Umfolozi parkı Güney Afrika’nın en eski safari parklarından biridir. Bir çok vahşi hayvanla karşılaşacağınız parkta gözlem altında tutulan beyaz gergedanlar bulunmaktadır. Parkta büyük beş dışında çita ve vahşi köpekleride görmeniz mümkündür.

Pilanesberg Milli Parkı

Pilanesberg Milli Parkı

Pilanesberg Milli Parkı

Sun City’nin yanıdan bulunan milli parka birçok hediyelik eşya dükkanı ve kamp alanları bulunmaktadır.

Güney Afrika Mutfağı

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 21 Haziran 2010
Güney Afrika Mutfağı

Güney Afrika Mutfağı

Güney Afrika mutfağı bölgeler arasında farklılıklar göstermekle birlikte bir çok Avrupa mutfağındanda çeşitler sunmaktadır. Cape Town’da kırsal alanlarda kahvaltıya çok önem verilmektedir besleyici tahıl ve yulaf ezmelerinden yapılan yemekler yenilmektedir,öğle yemekleri ise en önemli öğünlerden biridir bu öğünde et ve sebzelerden oluşan yemekler yenmektedir. Şehirlerde ise sabah kahvaltılar gevrek,portakal suyu , kahve ile yapılmaktadır. En önemli öğün akşam yemekleridir tamamı ile et yemeklerinde oluşurlar öğlen yemeğine fazla önem verilmez. Bir çok Avrupa ülkesinin etkisiyle değişik tadlar katılan Güney Afrika mutfağına kuzu eti ve krem gibi malzemler Fransızlar tarafından, “Burevers” adı verilen sosis Almanlar tarafından getirilmiştir.Yemeklerde göreceğiniz baharatlar ise çiftliklere işçi olarak Hintliler tarafında getirilmiştir.Bir çok değişik mutfağı bulacağınız ülkede bir bölgede yapılan yemeği bir diğer bölgede bulmak zor olabilir. Kıyı bölgelerinde deniz mahsulleri çok tüketilmektedir zaten dünyada en iyi deniz mahsullerine sahip olan ülkede denizin içinde yetişen herşey tüketilmektedir. Mesela Katır çiçeği çorbası suda yetişen bir çiçekten yapılmaktadır. Bazı bölgelerde ise genellikle özel günlerde devekuşu ve timsah etide tüketilmekterdir. Güney Afrika’da genellikle hafif tatlılar tüketilmektedir ama halk tatlı yerine ülkede yetişen birçok tropik meyve yemeyi tercih etmektedir.

Senegal’in Başkenti Dakar..

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 09 Haziran 2010

Dakar Şehrinden Bir görünüm

Dakar Batı Afrika’daki en büyük liman olmasından dolayı Avrupa Afrika ve Amerika kıtaları arasında önemli bir mekan olmuştur. 1444 yılında Afrika’daki ilk öncü Avrupalı güç olan Portekizlilerin  Goree Adası üzerinden ticarete başlamasıyla bugun ki şehrin yerine küçük bir köy kurulmuş. Ve bu köy ticaretle büyüyerek şu anda 2 milyonu aşkın
nufusuyla Batı Afrika’nın başkenti olmuştur.
Dakar 1978’den beri ünlü Paris- Dakar Rallisi’nin bitiş noktası olması ona dünya çapında bir şöhret kazandırmış olsada son yıllarda yarış Güney Amerika’ya alınmış durumda. Ralli’nin bitiş noktası ise ne kadar Dakar olarak bilinse de aslında yarış Dakar’a 40 kilometre mesafe de yer alan Retba Gölü kıyısında sona ermektedir.
Retba Gölün’de %40ı aşan tuz bulunmaktadır ve rengi pembedir. Bu renkli gölde yüzmek oldukça keyifli bir deneyim.
Şehrin her tarafından görülen Grand Mosquee’yi de gözden kaçırmanız imkansızdır. Yapımı 1964’te tamamlanan ve tipik Fas mimarisini taşıyan bu camiinin şehrin Medina bölgesinde ki alçak binaların arasından göze çarpan minaresi 70 metre yüksekliğindeymiş.

Grand Mosquee

Dakar’ın kültürel mirasını anlatan IFAN Müzesi Batı Afrika’nın değişik köşelerinden toplanmış binlerce objeyle Batı Afrika’nın kültürüne ışık tutar.

Goree Adası:
Goree’siz Dakar düşünülemez. Eğer Dakar’a gittiyseniz mutlaka 2 3 saatlik de olsa zaman ayırıp gezmeniz gereken, tarihsel açıdan da bi o kadar önemli küçük bir adacık Goree. Cap Vert Burnu’nun sağladığı doğal koeuma sayesinde oldukça güvenilir bir demirleme yeri olmuştur. Adayı Portekizliler’den alan Hollandalı’lar adaya iyi liman anlamına gelen “Goree Reede” adını vermişlerdir.

Goree Adası

Küçük amma stratejik önemi çok büyük olan bu ada Avrupalı güçler tarafından bir çok kez el değiştirmiştir. Goree’de araba yoktur Hükümet Meydanı ve sokakları kumla kaplıdır. Adaya ulaşım Dakar’dan feribotlarla sağlanmaktadır.
Tepeden aşağı inerek son zamanlarda müze olmuş olan küçük kaleyi ziyaret etmek gerekir. Dairesel planlı orta avlunun etrafındaki korunmalı odalar Senegal ve Goree tarihini anlatan güzel bir müzeye dönüştürülmüş.

Etiketler:

Kenya’nın Başkenti Nairobi…

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 04 Haziran 2010

Nairobi’ye gittiğiniz de öncelikli olarak Nairobi’lilerin Bomas adını verdikleri geleneksel evlerine uğrayıp; o geleneksel müziklerini, danslarını ve yaşam tarzlarını görmek sizi gerçekten etkileyecektir.

Kenya'da Safari

İkinci olarak gitmenizi tavsiye ettiğim yer Nairobi Milli Parkı olacaktır. Diğer milli parklar kadar büyük olmaması yaptığınız turu safari olarak değil de mini safari olarak değerlendirebiliriz. Fakat şöyle bir de iyi yönü var tabiki; o büyük milli parklarda her hayvanı görme fırsatı bulamıyorsunuz alan geniş olduğu için. Nairobi milli parkındaysa alan daha küçük olduğu için nerdeyse parkta bulunan bütün hayvanları görebiliyorsunuz. Ancak geç saatte giderseniz sadece ceylan, impala, babun ve zebraları görebilirsiniz. Çünkü aslanlar ve çitalar o saate çoktan avlarını yapmış, karınlarını doyurmuş dinlenmekte olacaklardır.

Birde size kısaca Maasailerden bahsetmeliyim. Maasailer genel olarak Kenya ve Kuzey Tanzanya’da yaşayan göçebe kabilelerdir. Bu insanlar ne kadar savaşçı olarak bilinseler de aslında hayvancılıkla uğraşmışlardır. Özellikle sığırlarına oldukça düşkünlerdir, bunun sebebi de tüm sığırların tanrıları tarafından sadece Maasailer’e verildiklerini düşünmeleri. Hatta bunun aksini düşünenlerle kanlı savaşlara da hiç düşünmeden girebilirler.

Naivashi gölü; önceleri Kenya’nın havalimanı olarak kullanılmış. Şimdilerde de Kenya için önemli olan kesme çiçek pazarının merkezi konumunda. Gölde balık kartallarını görme ve fotoğraflama şansını da yakalıyorsunuz. Naivasha Country Club’da ise sizi ilk olarak pembe çiçekleriyle kocaman bir ağaç karşılamakta. İçeride de kocaman yeşil alana dağılmış masalar ve sandalyeler oldukça davetkarlar. Eğer flamingoların göç mevsimine denk gelirseniz gölün rengini adeta pembeye dönüştüren flamingolarıda görüp fotoğraflamak oldukça keyifli. Ayrıca göl kenarında, göle kuş bakışı bakan ve her türlü konforu sağlayan bungalov adında balayı suitlerinde hafta sonu tatilini değerlendirmek de oldukça ilgi çekici görünüyor.

Nairobi

Son olarak Nairobi’de gezeceğiniz yer Karen Blixen müzesi’dir. Bu müzeyi gezmekten çok hikayesini öğrenmek daha da ilginizi çekecektir.

Danimarkalı yazar Karen Blexin Kenya’ya evlenmek için geliyor. Eşi bir baron ve bu genç çift Nairobi’nin güneybatısında bir çiftlik satın alıyor. Daha sonraları baron av merakı yüzünden eve pek uğramıyor. Bu arada Karen’de önce kendini resim sanatına veriyor daha sonralarıysa çiftliğin işleriyle uğraşıyor. Fakat daha sonra eşiyle ayrılıyor ve Danimarka’ya dönüyor. Yıllıar sonra da bu çiftlik evi müzeye dönüştürülüyor ve içerisinde Karen’in yaptığı resimler ve çiftlikte yaptığı diğer eserler sergileniyor.

Nil Nehri’ndeki Adalar

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 04 Haziran 2010

Nil nehri üzerinde bir çok ada bulunmaktadır.

Nil Nehri

KITCHENER ADASI
19. YY sonlarında; Sudan’daki zaferlerinden ötürü, İngiliz ordunda albay olarak görev yapan Kitchener’e hediye edilmiş. Bu adada asıl ilginizi çekecek olan, dünyanın her tarafından toplanılan bitki ve tohumlarıyla oluşturulan botanik bahçelerdir. Buradaki sukunet her insana huzur verir ve derinden etkiler.

ELEPHANTOS ADASI
Bu adaya fil adası deniliyor. Bunun sebebiyse, Nil Nehri’nin dalgalarının çarptığı sahilindeki kayalardan geliyor. Bu adada Mısırlıların koç başlı tanrılarının onuruna yaptıkları “Khnum Tapınağı” görülmeye değerdir. Bu tapınağın yakınlarında, bir kayanın içerisine oyulmuş bir de nil nehrinin su seviyesini ölçen bir cihaz geliştirmişler. Böylece Nil nehrinin su seviyesini görüp yıllık taşkınları hesaplayabiliyorlarmış.

Nil Nehri'nden bir kare

SEHEL ADASI
Bu adada, kıtlık anıtı var. Bu anıt diğer anıtlarla birlikte Kral Zoser döneminde yapılmış. Ayrıca bu anıt bu bölgeye ilk olarak Kral Zoser döneminde hakim olunduğunun da kanıtıdır. Bir de adada bin sekizyüzlü yılların sonunda Sehel anıtı bulunmuş. Bu anıtta yapılan araştırmalarda; üstündeki şekle göre, İnsan yapımı sentetik madde kullanılmaya başlandığı anlaşılıyor. Yani piramitlerin inşaasında bazı işçiler kireç ve bir kaç maddeyi karıştırarak blok taşlar elde ettiklerini düşünüyorlar.

URONARTİ ADASI
Nil Nehri’nin Semna yakınlarında ki adasıdır. III. Senusret zamanında, buraya bir kale yapılmış. Bu kalede ki bir yazıtta; saltanatın dokuzuncu yılında kuş diyarına yapılan seferin, suyun düşük seviyesinden dolayı yarıda kesildiğini yazmışlar.

Güney Afrika’da safari

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 04 Haziran 2010

Kruger Milli Parkı

Safari gerçekten müthiş bir deneyim. Daha  10 yaşımıza varmamışken, hayvanat bahçelerinde kafeslerde gördüğümüz hayvanları, kendi doğal ortamlarında görmek ayrı bir heyecan katıyor doğrusu.
Eğer şanslıysanız, bu safari turunda “Büyük beşli”yi görebilirsiniz. “Büyük beşli” adı, avcıların avlanması en zor aslan, fil, leopar, bizon ve gergedana verdikleri isim. Burda fil ve bizon sayısı oldukça fazla olduğundan görmek zor değil fakat diğerlerini görebilmek gerçekten şans gerektiriyor.
Burası tam bir cümbüş havasında. Zebradan antilopa, su aygırından yaban domuzuna, kartaldan timsaha, babundan zürafaya, albatrostan sırtlana yüzlerce değişik hayvanla karşılaştık. Bunları sürüleriyle birlikte orlarken, su birikintisinden su içerken, koşarken, zıplarken ve yatarken seyrettik.
Bu safaride görüp öğrendiğim şeyler sadece bunlarla sınırlı değil tabiki. Örneğin bizim sevimli gayet sakin bildiğimiz filler, motorlu araçlardan hiç hoşlanmazlarmış özellikle yanlarında yavrusu da varsa bunu bi tehdit  olarak algılar ve saldırabilirmiş. Rehberimizin bize söylediğine göre, eğer bir fil kulaklarını hızlı bir şekilde açıp kapatırsa bu sinirlendiği anlamına geliyormuş ve ondan mümkün olduğunca hızlı bir şekilde uzaklaşmak gerekiyormuş. Aslında ilk anlattığında bana pek inandırıcı gelmedi fakat fotoğraf çekmek için durduğumuzda karşıda su içen filin önce kulaklarını hızlı hızlı açıp kapaması ve ardından üzerimize doğru koştuğu sırada rehberimizin aniden arabayı çalıştırıp ordan son sürat kaçmamız beni ikna etmeye yetti doğrusu.

Kruger'de Bir Fil

Başka bir uyarıda hayvanlara yiyecek vermeme konusunda yapılıyor. Bunun sebebide kısa sürede insanların verdikleri yiyeceklere bagımlılık kazanıp saldırganlaşıyorlarmış e tabi korucularında onları vurmaktan başka çareleri kalmıyor. Eğlenmek için geldiğimiz bir yerde katliam yapmak istemeyiz değilmi?
Size bir de sıtma tehlikesinden bahsetmek isterim. Kruger’de sıtma tehlikesi bulunmakta fakat kuru mevsimde gayet düşüktür. Siz genede burdan çıkarken sıtma aşınızı olun derim size. Eğer aşıdan korkuyorsanız bilmiyorum başka bi yöntemi varmı bazılarından sinkovla idare ettiklerini duymuştum. Tabi ne kadar idare eder sizi korur bilemem. Ama kesinlikle sıtma konusunu atlamayın bunu bilen bir uzmana danışın.

MISIR

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 03 Haziran 2010

Kheops Piramidi

Mısır, her insanın hayatında muhakkak gidip görmek ve konaklamak isteyeceği bir ülkedir. Özellikle piramitlrin sırları, firavunların gizemi her yaştan insanın ilgisini çekmektedir.

Piramitler:
Nil nehri yakınlarında ki Giza bölgesinde, Kahire’de ki modern hayatın bitip çölün başladığı bölümdür piramitlerin bulunduğu bölge.

Sfenksin

Mısır’da irili ufaklı bir çok piramit vardır. Ama asıl dikkat çekenler Giza bölgesinde ki piramitlerdir. Bu piramitler, onu yaptıran firavunların adını taşırlar ve içerilerinde o firavunun mezarlarını saklarlar.Mısır, dünyanın yedi harikası piramitleri ile, her zaman gizemli ve sırlarla doludur.

Keops, Kefren, Mikerinos ve bu piramitlerin koruyucusu; gövdesi aslan gövdesi, kafası firavun kafasında olan Sfenksin’dir.

Keops:
Dış görünümüyle dünyanın birinci harikası olmuştur. Piramitlerin inşaa edilmesi ve içindeki sırlar hala gizemini korumaktadır.

Kahire Kulesi:
187 metre yüksekliğinde olan bu kulenin en büyük özelliği; mimarisi dışında üst katında ki restorandan seyredebileceğiniz Nil nehri ve Kahire manzarasıdır.

Kahire Kulesi

Kahire Kulesi

İskenderiye Feneri:
İskenderiye limanı karşısında bulunan Pharos Adası’nda bulunmaktadır. Dünya’nın 7 harikası arasında bulunan İskenderiye Feneri, seçildiği zamanlarda günlük yaşam içinde kullanılan tek eserdi. Fakat günümüzde bu harikadan eser kalmamıştır.

Merhaba dünya!

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 24 Ocak 2010

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Etiketler: